Dengesizin dengeli beslenmesi

Bu sene evliliğimizin altıncı yılını dolduruyoruz. Açık konuşuyum, bu süre içinde beni en çok yıpratan konu, “Bugün ne pişirsem?” sorusuna 24 saat içinde bir cevap bulmaktı. Bebeler bizim yemeklerden yemeye başlayalı bu soru daha da canımı sıkar oldu. Her gün yemek kaygısı. Off. Liste yaptım, olmadı. Sağa sola telefon açtım, olmadı. Takvimdeki yemeklerden pişireyim dedim, o da olmadı. Kaderimle baş başa kaldım. Bu arada doktorun verdiği listeye baktım. Efendim, 1,5 yaş çocuğunun bir öğünü için sevgili doktorumuz önerdiği liste şöyle: çorba + pilav / makarna + etli sebze yemeği / köfte  + yoğurt / taze sıkılmış meyve suyu. Çok merak ediyorum kendisi evinde bir öğünde bunların hepsini görüyor mu acaba? Okuyunca adama “Oha bu ne be, iftara misafir mi geliyor?” dememek için kendimi zor tuttum. Efendim, bir de dengeli olacakmış yaptıklarımız. Öyle kafayı bir yemeğe takıp sürekli pişirmek olmazmış. Her şeyden pişecekmiş. Şahsen ‘dengeli beslenme’ dendiğinde aklına ‘bir kalas üzerinde dengesini sağlayarak yürümeye çalışırken sandviç yiyen kadın’ gelen biri oduğumdan dengeli beslenme olayı dengemi pek bir sarstı.

Daha fazla

Blog Stats

  • 147.960 hits