Allah aşkına doğruyu söyle doktor, yoksa ölecek miyim?

Bebelerimizin aramıza katılmasıyla tüm hayatımız allak bullak oldu. Kendimiz için hiç zamanımız kalmadı. Normal zamanlarda bu durum o kadar canımızı yakmıyor ama –Allah göstermesin- bir hastalık anında işimiz çok zor oluyor. Kocam yine şanslı. Benim gibi karısı var. Onsuz da idare edebiliyorum. O gidebiliyor doktora. Bense bebeler doğdu doğalı doktor yüzü göremedim. Aylarca doğuma bağlı problemlerim oldu da bir fırsat bulup doktora gidemedim. Bırak kapısına gitmeyi doktora telefon bile açamadım. Sıkıntılarım da bekledi, bekledi, baktılar ki ilgilenen yok kendi kendilerine geçtiler şükür. Ya da alıştım da fark etmez oldum sıkıntıyı, bilemiyorum. Ama şu aralar öyle bir derdim var ki kesin bir doktor görmeli. Öyle böyle değil rahatsızlığım. Bir el konmazsa biliyorum beni teneşirlik edecek bu dert. Bir fırsat bulur da doktora gidersem ona diyeceğim ki

“Doktorum, civanım bu işi halledersen sen halledersin. Efendim, öyle bir rahatsızlığım var ki – Allah sizden uzak etsin- kelimelere dökmekte zorlanıyorum. Nereden başlasam ki anlatmaya? Bu dert öyle her an çıkmıyor ortaya. Ama bir çıkıyor, pir çıkıyor. Ne hikmetse hep de bebelerimle sokaktan dönüşlere denk geliyor. Kısaca anlatayım neler çektiğimi:

Efendim, şimdi biz sokaktan dönerken, bebeler eve gireceğimizi anlıyor, başlıyorlar bağırmaya. Ama ne ses, ne ses! İşte o an kafamın içinde sanki bir arı kovanı var da yoldan geçen biri içine çomak sokmuş gibi geliyor. Sürekli kafamın içinde bir vızırtı, bir zırıltı. Beynim zonk zonk zonkluyor, şakaklarım şak şak şaklıyor, kafam gup gup gupluyor. Sanırsın ki başım çat diye ortadan ikiye yarılacak. Bu ağrıya aldırmadan apartmanın öküz ölüsü gibi ağır kapısını açıp içeri ittiriyorum bebeleri. Tabi onlar durmuyor, geri dışarı çıkabilmek için üzerime hücum ediyor. İşte tam o sırada bacaklarıma bıçaklar sokuluyor gibi bir sızı giriyor. Zor bela ayağımı kaldırıp kıçlarına tekmeyi basıp bebeleri geri içeri sokuyorum. Sonra eğilip öküz ölüsünden biraz hallice olan bebek arabasını sırtlıyorum. E merdivenlerden çıkaracağım ya. İşte o anda belime öyle bir ağrı giriyor ki sanırsın belden aşağımı kesmişler, üzerine çimento dökmüşler. Bacaklarımı sürükleyerek çıkıyorum merdivenleri yemin ederim. Bebek arabasını zor bela yukarı çıkarıyorum, asansörü çağırıyorum, asansör geliyor, kapısını açıyor, haydeeee bir bakıyorum ki bebelerin biri bir üst kata kaçmış, biri geri alt kata inmiş. İşte onu gördüğüm anda tüm vücudum diken gibi dikiliyor. Sinirden göğsüm öyle bir daralıyor, nefesim öyle bir kesiliyor ki sanırsın ümüğüme biri çökmüş de kalkmıyor. Yüzüm mosmor oluyor, kulaklarımdan duman çıkıyor. Ah ah doktorcum, hiç sorma halimi, hele de bir “Gelin len burayaaa” diye bağırırken görsen beni. Boğazım yırtılıyor, gözlerim dışarı fırlıyor. Bir de beni gören bebeler o halimi oyun sanıp neşeyle kaçışmıyor mu! İşte o an tüm vücudum alarm veriyor. Tansiyonum fırlıyor. Pankreasım karnımda göt atıyor. Yok vallahi yok, önceden böyle bir sıkıntım yoktu. Yemin ederim, pankreasımın yerini bile bilmezdim. Şimdi çok çeker oldum kendisinden. Ben yine dertlerimi bir yana bırakıp, bebe arabasını duvara dayayıp peşlerine düşüyorum. Önce en uzaktakini yakalıyorum. Kolundan tutup çeke sündüre öbürünün yanına gidiyorum. Sonra da öbürünü kolundan yakalayıp ikisini bir asansöre doğru sürüklüyorum. İşte o sırada karnıma bir ağrı giriyor, bir ağrı giriyor, yemin ediyorum hamile olsam doğuruyorum sanırım. Öyle bir sancı, öyle bir acı. Bu sırada midem de bir yanma baş gösteriyor ki yüce Mevlam kimselere vermesin. Sanırsın içinde ciğer kavuruyorlar. Öyle bir ateş, öyle bir ateş. Ama ben yine de aldırmıyorum. İkisi iki taraftan bağrışırken zor bela asansöre tepiyorum bunları. Sonra da bebek arabasını alıyorum içeri. Bu sırada bebeler boş durmuyor, bağrışıp çağrışıp tekmeler savuruyorlar etrafa. Onların bağrışması içimde bir şeyleri tetikliyor. Ben de avaz avaz bağırmaya başlıyorum. İşte tam bu sırada istemsiz olarak ağzımdan tükürükler fışkırıyor, gözlerim yuvalarında dört dönüyor. Bir de yolda kalbim sıkışmaz mı! Sanırsın mengeneye koymuşlar da eziyorlar kalbimi. O derece yani, Allah canımı alsın. Altıncı kata çıkıp asansörün kapısı açılınca fırlatıyorum arabayı bir tarafa, yine ikisini iki taraftan tutup çekiştire çekiştire kapının önüne götürürken de sırtıma bir ağrı giriyor ki sorma! Hatta bir değil bin ağrı. Dört bir yanından bıçaklıyor sırtımı. Ağrıdan başım dönüyor, gözlerim kararıyor. Evin kapısını zor açıyorum. Bunların ikisini bir kapıdan içeri tıktığım anda yemin ediyorum olduğum yere yığılıveriyorum. Zar zor nefes alıyorum. Töbe kalkamıyorum uzun süre ayağa. Nedir bu dert, nereden beni buldu bilmiyorum ki. Allah aşkına doğruyu söyle, doktor bey, yoksa ölecek miyim?”

12 Yorum (+add yours?)

  1. kelimeperisi
    Nis 18, 2012 @ 13:00:29

    oyy o eve sokma faslı çok feci, ben teki ile bazen pes edip hava kararana kadar oturuyorum bahcede:( yada dönüş kısmını düşününce zaten çıkmaktan vazgeçiyorum:)))

    Cevapla

  2. Yasemin İnanç Eralp
    Nis 18, 2012 @ 13:12:30

    Üzüldüm..Allah yardımcın olsun, ben birisiyle başa çıkmaya zorlanırken iki bebeyle uğraşmanın zorluğunu düşünmek bile başımı ağrıtıyor..Umarım ciddi bir şey değildir ama mutlaka doktora gitmelisin..bir günlük babalarıyla kalmaya bayılacaktır eminim afacanlar..Geçmiş olsun..Sevgilerimle..

    Cevapla

  3. hatice
    Nis 18, 2012 @ 14:37:12

    :)) tebrik ederim valla çok güzel anlatmışsın sıkıntını. Doktorun kesin evden çıkma yasağı getirir sana tedavi olarak.Geçmiş olsun..

    Cevapla

  4. dimple
    Nis 18, 2012 @ 17:27:53

    gerçekten sabır diliyorum size…

    Cevapla

  5. tijen miriam
    Nis 18, 2012 @ 18:02:20

    yazdiklarina guleyimmi ,aglayayimmi bilemedim,allah kolaylik versin,cok zor olmali iki bebekle ayni andan bogusmak:)biz birini zap edemezken:)

    Cevapla

  6. Dilşe
    Nis 18, 2012 @ 19:50:53

    kıyamam ben sana yaaa…bir de buraya yorum yapacağım 🙂 canım bu hastalık öldürmez, süründürür…:P

    Cevapla

  7. selmanpinar
    Nis 18, 2012 @ 20:47:55

    olmeyeceksın bence seccem
    yenı ev hemde asansoru genıs bı ev alacak sana doktorun:-)

    Cevapla

  8. semra okur
    Nis 19, 2012 @ 07:27:39

    yaaa muhteşem bir yazı gülmektenm gözümden yaş geldi:))) lütfen bir facebook sayfası açınn

    Cevapla

  9. tombulum
    Nis 19, 2012 @ 19:52:30

    üzülme seccem bu dert öldürmüyo ama çokkkkk süründürüyo kendimden biliyorum!! allah yardımcın olsun:))

    Cevapla

  10. Ceylin'in Annesi
    Nis 20, 2012 @ 12:36:14

    Ben de Alllah’ın size güç vermesini diliyorum..
    Üslubunuz, komik anlatımınız apayrı, çok keyifli yazıyorsunuz. Ama şu bebelerin resmini de koyun ara sıra görelim bu yaramazların yüzlerini 🙂

    Cevapla

    • secce
      Nis 20, 2012 @ 16:01:24

      valla komik resimleri var uğraşıp koymak istiyorum ama hiç vakit bulamıyorum. a nca yazıyı yazıp tekrar okuyamadan gönderiyorum

      Cevapla

  11. semra okur
    Nis 20, 2012 @ 19:15:22

    facebook sayfanız niye yok?

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Blog Stats

  • 147.960 hits
%d blogcu bunu beğendi: